25 Mayıs 2009 Pazartesi

Dikkat Çekenler

1-Alanzinho



Devre arası bir transferden hele hele Norveç gibi soğuk bir ülkeden gelen bir transferden hemen bir efsaneye dönüşmesini bekleyen ve acımasızca eleştirilen Alanzinho kendini yavaştan göstermeye başladı... Üzerindeki beklentilerin ve takım üzerindeki şampiyonluk stresinin azalmasıyla ciddi derecede yükselen bir form grafiği göstermeye başladı kendisi...

Kesinlikle harcanan Ersun Yanal isminin nice türk gencinden sonra Türk futboluna son hediyesidir Alanzinho... Özellikle seneye ondan çok şey beklemekteyim...


2- Arda Turan ve ben oldum tavırları

Arda hakkında olumsuz bir yazı yazacağım hayatta aklıma gelmezdi... Herkes gibi ondan yeni bir Metin Oktay yaratmaya çalışan, futboluna, zekasına, duruşuna hayran olan bir taraftar olarak rahatsız olduğum birkaç konu oldu son günlerde...

Adnan Polat'ın ona güveni ve takımı onun üzerine kurulma projesi onda negatif bir etki bıraktı... Takımda bulunması bile onun için çok büyük bir şans olan Harry Kewell'la aralarında soğuk rüzgarlar esiyor sanki... Gereksiz yere sık sık Bülent Korkmaz'ı savunması, medyada ciddi anlamda yer alması gereğinden fazla özgüven duygusuyla yanlış davranışlarda bulunuyor son zamanlarda... Umarım bu eksiklik şu anda klubümüzde olan otorite boşluğu yüzündendir...


3- Gaziantepspor yönetimi




Bütün sene pozitif futbol oynayan tek klüptü sanki... Türk futboluna Tabata, Beto, Cesar gibi kaliteli yabancilar Murat Ceylan, Ahmet Ari, Ismail Koybasi gibi genç yetenekleri kazandırdılar... Şimdi ise gerçekten kaliteli bir hocayla türk kluplerinin hiçbir zaman beceremediği uzun soluklu bir döneme yelken açtılar... Önceden belirlenmiş transflerle doğru bir futbol politikasıyla seneye hazırlanıyorlar... Bursaspor'la beraber gelecek sezonun en büyük bombası olabilecek kalitede ve güçteler benim gözümde..



4- Yusuf Şimşek


Yorum yapmaya bile gerek yok... Kendisine 5 sene geriye gitme şansı verilse şimdi nerelerde olurdu kim bilir... Takımına, ona güvenen Mustafa Hoca'ya ve tüm Beşiktaş'lılara ondan istenenden fazlasını verdi... Takımına şampiyonluğu getirdi... Umarım futbolunu bu performansta bir kaç sene daha götürebilir çünkü futbola keyif katan oyunculara her zaman ihtiyacımız var...

Geri Döndüm

Sınavlar bahaneydi, deniz-güneş ve alkol barındıran süper bir tatil geçirdim... Bu süre zarfında da sizi es geçtim... Ligde de erken havlu atan bir Galatasaray olduğu için de bende erkenden veda ettim galiba..


Olmadığım süre zarfındaki ne o sıkıcı Galatasaray maçlarından ne ligin durumundan ne de Avrupa liglerinden bahsedeceğim


Büyük Kaptan'ımızın başımıza geldiğinden beri oynadığımız en iyi maçta stoperlerimiz Beşiktaş'a şampiyonluğu hediye etti... Her ne kadar son haftaya Uefa'ya gidememe riski taşıyarak giriyor olsak da ligin puan tablosu belli oldu benim gözümde... Umarım Şampiyonlar ligindeki 2. temsilcimiz Trabzonspor olur...


Gündemden bu kadar kopan bir blog yazarı olarak sadece bir kaç konuya dikkat çekmek istiyorum...
Galatasaray Schuster, Lucescu derken gün geçtikçe aradığı hoca kalitesinde düşmeye başladı... Umarım Bülent Hoca'yla savunma filminin devamını çekmeye çalışılmaz...

Transferde de hızlı başlayacak galiba Galatasaray Van Nistelrooy sesleri ciddi anlamda yükselmeye başladı... Eğer ki sakat değilse RDV Baros'un yanına kusursuz olacaktır... Tabi ki arkalarında savunma anlamında daha dirençli bir orta saha isteyecektir ki bu da sorunlu Lincoln'e veda demek oluyor...

Bunun dışında kale, sağ bek/sağ açık ve stoper bölgelerine de yabancı oyuncu bakılıyor bildiğim kadarıyla... Yerli transferde ise Adnan Sezgin ve ekibi yine ciddi süpriz (3. lige kadar inen bir liste var ellerinde) transflerle gelicekler benden size söylemesi...

Galatasaray, Teknik Direktör seçimi, ve transfer politikasi hakkinda daha detayli bir yazi yazmak şart oldu zaten o yüzden detayları bekletiyorum walla....



3 Mayıs 2009 Pazar

Sınavlar Sınavlar Sınavlar...


Yine geldi sınav haftası, gözdelerim Galatasaray,Orduspor,At.Madrid'in ligde havlu attığı şu günlerde futboldan birazcık soğudum, geriye bir Fiorentina`miz kaldi haydi hayirlisi...
Iyi yandan bakarsak ise, bu sefer belki biraz çalışabilirim...
Planlarda sınav sonrası şenlikler, ve sonrasinda 19 Mayis Gençlik ve Spor "Alanya" tatili var...
Arada bir uğrarım artik :)...

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Real Madrid - Barcelona


Yılın maçı çok hızlı başladı.... Higuain'den geldi gol...

Bu yazıyı yazarken Thierry Henry hemen karşılık verdi...

Tam anlamıyla efsane olacak bir maç... Hem ligin son haftalarının canlı geçmesi amacıyla hemde iddaa dan kazanılacak yüksek meblağ sebebiyle :) Real Madrid ağır basıyor bende ...

Haydi hayırlısı....

Ki bu yazıyı yazarken 3. gol geldi Kaydı yayınlaya bastırmıyorlar walla...
Charles Puyol...

1 Mayıs 2009 Cuma

Memleketten Esintiler


Aslen bir Karadeniz yemeği olmasına rağmen gittiğimiz her kebapçıda vardır pide… Tabi ki aslından başkalaşmış şekilde!! Karadeniz de kilometreler içinde bile farklı tarzlarda yapıldığı düşünülürse bu başkalaşıma söylenmemek gerekir belki de… Trabzon pidesi, Giresun-Espiye pidesi, Samsun-Bafra pidesi Karadeniz`de yapılan pide çeşitlerinin bazılarıdır… Hepsinin tadı farklı bir güzel olsa da hiçbiri Ordu pidesinin yerini tutamaz bende… Ordu denince da akla Dıgı’nın Yeri gelir herhalde… Ankara’da yaşayan kuzenimin son Ordu seferimde sabah-öğle-akşam 3 öğününü burada yemesi bile tadı hakkında size bir bilgi verebilir sanırım…

Herhalde yaklaşık 20 yıldır aynı yerde çalışan ve ne yer olarak ne de tat olarak değişmeyen, fazlasıyla uygulanan baskıya rağmen Ordu dışına çıkmaya çalışmayan, hatta iş yerini bile büyütmeyen fırının babadan oğla geçtiği Ordu’nun en sevilen mekânlarından birisi Dıgı’nın yeri… Benim için bir klasik olan yanında ilk tercihin kesinlikle Ufuk Gazoz olduğu. 1,5 kıymalı çift yumurtalının mabedi, imalathanesidir Dıgı’nın yeri… Ordu’ya gelecek olanlar veya en azından içinden geçecek olanların kesinlikle uğraması ve bu tadı tatması gereken bir yer… Tat olarak hakkının yenmesini istemeyeceğim Aktaşlar, Reis Pide ve içeri girdikten maksimum 4 dakika sonra pidenizi önüne getirecek olan Meşhur Pide’de diğer unutulmaması gereken mabetler benim için. Ayrıca kendi kıymanız ve diğer malzemerinizle bir taş fırınında saatlerce sırada beklenip hazırlatılan Fırın Yağlısının da tadı unutulmaması gerekir…


Demem o ki, Ordu` ya sık sık gelmemin en büyük sebeplerinden biri olan Karadeniz Pidesi ‘ni (Bu bölgedeki ismi Yağlı) kesinlikle en azından bir kere tatmalı… Ve bu unutulmaz tat patlamasını yaşamalısınız… Ben bu yazıyı yazarken bile yarın yiyeceğim pideyi hayal etmekteyim, buyurun gerisini siz düşünün !!!

"Yorum yapmayacağım"

17 görünümlü 23 yaşındaki Hacettepe 2. Kalecisi Ercüment geçemedik bir türlü...
Sayın Korkmaz da maç sonunda bazi konularda medyaya yorum yapmak istememiş!,
Bende bu konuda yorum yapmak istemiyorum...
Zaten günün resmi herşeyi açıklıyor...


Bu arada bu maçtan güzel bir sonuç çıkarmak istiyorsak bugün Barış'ın içine İniesta kaçmıştır... Neler yaptı Barış...

Galatasaray - Haccetepe ilk yarı yorumu


Geçen sene geleceğin yıldızları arasına koyduğum, Galatasaray`a transfer olduğunda kendim
transfer olmuşcasına sevindiğim, yeni Arif Erdem`imiz olarak nitelendirilen Yaser bu söylemleri boşa çıkarmamaya çalışıyor ilk devre boyunca...

Arif gibi bol pozisyona giren, zor golleri atan ( Bkz. Altay kupa maçı) ama kolayları kaçıran supporter strıker görevini eksiksiz yerine getiriyor...

Maçı yorumlamak istemiyorum 2 taraf da çok açık oynuyor gol olmasa da zevli bir maç, Lincoln`un tam istediği maçlardan ( E bir maçı da istesin artık) çok yaratıcı 2 asist yapsada yeni Arif 2 sinden de yararlanamadı...

Özellikle Barış kusursuza yakın oynuyor, Lincoln, Baros, Emre, Topal, Sabri ona eşlik edenler...

Savunmada bazı aksaklıklar var, Haccetepe de kolay pozisyon buluyor... Ama maç sonu 2 Baros 1 Kewell golüyle galip geleceğimizi düşünüyorum....

2. yarı başlamış... Maça devam....